Cemis'in Blogu

İsyan

Reklamlar

Bugün bazı eski yazılarımı okudum da, kendime şaşırdım kaldım. Edebiyat üzerine yazdığım bir denemede ilhamın gereksiz bir şey olduğunu iddia etmişim. Herhâlde o sıralar ilhamım boldu da ondan öyle demişim. Tövbeler olsun, demez olaydım!

Tam bir saattir boş ekrana bakıyorum, güya bir öykü yazacağım. Yazacağım da yazmasına, aklıma ilgimi cezbeden hiçbir konu gelmiyor. Savaşçıların dünyayı kurtarması çok bayağı, modern insanın dertleri çok sıkıcı… Hiçbir şey yazmaya değer değil gibi, olanlar da aklımda belirmeye pek yanaşmıyorlar nedense.

Boş sayfayı aynen kapattım; şimdi de yenisini açıp bunları yazıyorum. Dikkatimi çeken bir şey var ki o da ne zaman bir öykü yazmaya kalkışsam sonunda buna benzer bir şey yazıp kalkıyorum sandalyeden. Neden böyle acaba? Aslında doğrusunu söylemek gerekirse öykü anlatımımı beğeniyorum; özellikle de Ay Işığı, her yönüyle beni mest ediyor, ama işte bir türlü devamı gelmiyor. Ciddi anlamda takılıp kaldım ve sorunumun nerede olduğunu da anlayamıyorum.

Oysaki yazabiliyor olmam gerekirdi, güya. Sonuçta ben yetenekli çocuğum, peh! Ne işime yarıyorsa şu an? Dile olan hâkimiyetim arttıkça onunla oynama özelliğimi kaybediyorum; sözcükler yan yana geldiğinde artık sanat kokmuyorlar. Yazabildiğim zamanlarda da tam tersiydi; otururdum ve her şey kendiliğinden gelirdi. Üstelik oldukça da iyi gidiyordum hani…

Duygularım mı terk etti beni? Yeteri kadar sanatçı ruhlu değil miyim artık yoksa? Bunlar korkunç düşünceler benim için. Belki de abartıyorum, ihtiyacım olan tek şey biraz zaman ve biraz da pratik. Ama o şey ne olursa olsun, bir yerden başlamam gerekir ve şu an bundan yoksunum. Neden böyle oluyor bilmiyorum. Bir yerlerden başlamalı.

Reklamlar